MATEMATİK BÖLÜMÜ

MATEMATİK BÖLÜMÜ

Matematik, bilimsel ve bağımsız düşünme, muhakeme ve karar verme becerisini geliştiren ve bütün pozitif bilimlerin temelini oluşturan ortak bir dildir.
Öğrencilerimizin etkin, üretken ve yaratıcı bireyler olarak yetişmesi, ülkemizin ilerlemesinde ve kalkınmasında söz sahibi olabilecek bilgi ve donanıma sahip olarak geleceğe hazırlanması açısından uygulanan tüm programların temeline matematiksel düşünce hakimdir. 
Bilginin ve bilimin hızla değer kazanarak teknoloji, sanayi ve finans dünyasını şekillendirdiği günümüzde, iş ve sosyal yaşamının karmaşık problemlerini yorumlayabilen, sorgulayan, neden-sonuç ilişkisini kurabilen, analiz yapan, modelleyen ve çözebilen, matematik ve bilgisayar becerileri ile donatılmış nitelikli elemanlara ihtiyaç duyulmaktadır.

Doğru ve tutarlı düşünme yöntemi olan matematik tüm bu becerileri kazandıran temel bir ders olarak düşünülmelidir.
Matematik zümresi olarak temel amacımız; matematik derslerinde kazanılacak düzenli, planlı çalışma ile koyduğu hedefe ulaşmada başarılı olacak şekilde donatılmış öğrenciler yetiştirmektir.
Türkiye geneline bakıldığında öğrencilerin büyük çoğunluğunun matematik alanında yeterince başarılı olamadığı görülmektedir. Bu durumun önde gelen sebeplerinden biri öğrencilerin yaşadıkları matematik kaygısıdır.

 Matematik kaygısı, öğrenmeleri olumsuz yönde etkileyen ve öğrencilerde matematiğe karşı olumsuz tutum oluşturan önemli bir duyuşsal faktördür. Matematiğe karşı oluşturulan olumsuz tutumlar, özellikle öğrencilerde bulunan matematik yeteneklerin ortaya çıkışını da engeller. Böyle bir kaygının etkisi altında kalan öğrenciler istenilen düzeyde matematik bilgisi edinememekte ve edindikleri matematiksel bilgileri anlamadan, özümsemeden ve kavramadan, ezberleme yoluna gidebilmektedirler.

Matematik öğretmenlerimiz, öğrencilerin yanlış yapma korkularını giderme ve cesurca cevap verebilmelerini sağlama adına, demokratik ve destekleyici sınıf ortamı oluşturmaktadırlar. Bunun yanında bir öğrencinin hata yapmasının hem öğrencinin kendine hem de sınıftaki diğer öğrencilere olan katkısını da göz ardı etmeyen öğretmenlerimiz, sınıf ortamında veya dışında öğrencilerine karşı daima sabırlı, anlayışlı, nazik olup, her bir davranışının sonraki süreçler için çok büyük etki sahibi olabileceğini düşünerek davranmaktadırlar.
Öğretmenlerinin yüreklendirdiği ve rehberlik ettiği öğrencilerimiz tüm bu emeklerinin sonuçlarını hem Polatlı ilçemizde hem de Ankara genelinde yapılan gerek matematik olimpiyatları gerekse akıl oyunları yarışmalarında elde ettikleri birinciliklerle taçlandırmışlardır. 

 Necip Güven`in kitabındaki  bir hikayeyi paylaşmak isterim: Müzayedeci elindeki tozlu kemanı bir dolardan açık artırmaya çıkarıyor ve kemana en fazla üç dolar veriliyor. Bu esnada arka sıralardan biri ayağa kalkıp yaklaşıyor ve kemanı eline alıp şöyle bir dokunuyor, okşar gibi tozlarını siliyor, kemanı akort edip güzel bir ezgi çalıyor ve geri veriyor. Sonuç, üç dolar verilen keman üç bin dolara alıcı buluyor. Neden mi? Sıradan bir kemana "Usta eli" değdiği için.
Her çocuk tozlu bir keman. Ona usta eli değmezse üç kuruşa gider hepsi.